Mitahara’dan Mide Fesadına

Bu yazının orijinali Mavi Orman kitabında yayımlanmıştır.

Portland’a döndüm.

Biz Kaliforniya’dayken şehrimize kış gelmiş.

Kaliforniya’daki Shadow Yoga kursuna Portland’dan katılan bir düzine öğrenci de benimle döndü. Hepimiz aynı stüdyoda çalışıyoruz. Bir kısmımız döner dönmez bunalıma girdi. Üç hafta plaj, park, yoga, kaliforniya üstüne “gerçek” (?) hayat ağır gelmiş. Bir diğer grup kursun sarsıntısını üzerlerinden atamıyorlar. Su yüzüne çıkan pisliklerle baş etme halindeler.

Benim dahil olduğum bir diğer grup da döner dönmez mitaharadan mide fesadına doğru yol aldı. Hani dikkatli yiyorduk. Hava karadıktan sonra yemiyor, kanallarımızı tıkamıyor, zehirlemiyor, bedenimizin ihtiyaçlarına karşı hassasiyet geliştiriyorduk vs? Mitahara’dan Burger King’e geçip kıvır kıvır patates kızartmaları yedim ben ilk gün. Sonra sinemada koca bir kova patlamış mısır. Yatmadan önce çukulatalı dondurma yanında kahve!

Mitahara da lazım mide fesadı da galiba. Aradan bir hafta geçti, şimdi dengeye geldim.

Ben dengeye geldim de Amerika mide fesadına doğru hızla kaymakta. “Holiday Season” denen döneme girmek üzereyiz. Şükran gününden (kasım’ın son perşembesi) yılbaşına kadar süren ve herkesi çılgınca alışveriş yapıp yemek yemeğe teşvik eden dehşetengiz bir zaman dilimi bu. Önümüzdeki kırk günü tüketyetüketyetüketyetüketyetütütüyeyeye olarak özetleyebilirim size.

Tüketen kitlelere alerjim var. Süper marketlere ve alışveriş merkezlerine gitmiyorum. Gitmek zorunda kalırsam perişan oluyorum. Alışveriş yapmayı sevmiyor değilim. İhtiyacım olan ve mülkiyeti bana keyif veren malları ve hizmetleri satın almak beni de tatmin ediyor. Alerjim tüketim amacı ile bir mekana doluşmuş insanların etraflarına yaydıkları titreşimlere. Ve bir de reklamlara.

İndirim varmış!

Tüketmeliyim

On tane alırsam biri bedavaya geliyormuş

Öyle ise tüketmeliyim.

Kampanya ay sonunda kadar geçerli imiş

Derhal tüketmeliyim

Kredi kartına beş taksit yapıyorlarmış

Beş kere tüketmeliyim.

Beş bin kere tüketmeliyim.

Tüketmeliyim, Tüketmeliyim, Tüketmeliyim

Mide Fesadı geçirmeliyim!

Tüketirken tükenmeliyim ki gücümü toplamak için yeniden tüketeyim.

Benim tükenmem birilerinin işine geliyor.

Tarihin her döneminde olduğu gibi içine doğmuş bulunduğumuz bu dilimde de yönetenler ile yönetilenler olarak ikiye ayrılıyoruz. Ve yine tarihin her döneminde olduğu gibi şimdi de bizi yönetenlerin meşgalesi güçlerine güç katmak. Baş koydukları bu yolda karşılarına çıkan engeller bir bir yok edile. Oyunun tek kuralı bu.

Yöneten azınlığın baş koydukları yolda ilerlemek için yönettikleri çoğunluğu sömürüp, ezip sularını çıkartmaları tarihin en bilindik teması.

Köleler ve sahipleri varmış

Toprak ağası ve köylü varmış

Kral ve halk varmış

Veya sultan ve tebaası

Ve fabrikatör ile işçiler

Ve bankerler ile kredi kartı sahipleri

Ve global şirketler ile çalışanları/tüketenleri varmış.

Biri ezmiş de büyümüş, diğeri ezilmiş de tükenmiş.

Bu hikaye böyle gelmiş böyle gider.

İçine doğmuş olduğunuz zaman dilimini özel filan sanmayın yani.

Merak ediyorum ancak tarih kitapları yazınca mı insanların içlerine sıkıştığı kalıplar su yüzüne çıkıyor?

Etrafımda dönen tüketime bakıyorum. İçim daralıyor. Kredi kartıları kaydıkça kayıyor. İnsanlar hayatlarının sonuna kadar ödemek zorunda kalacakları mortgage ve okul kredilerilerinin altına imzayı atıveriyorlar. Kölelik fermanını imzalamak değil mi bu?

Ya da mafyadan para ödünç almak?

Tarihin diğer dilimlerinde de insanlar özgürlüklerini böyle körü körüne mi teslim etmişler acaba? Yoksa bizim yönetenler işlerini çaktırmadan görme konusunda çok mu ustalar?

Köleye kendini özgür zannettirip kullanmak daha akıl karı değil mi?

Bence yöneten azınlıklar da evrim geçiriyor. Daha usta, daha zeki, daha ince yöntemleri var artık.

Gözümün önünden çekilmiş bir iki ince katman perdenin ardından beliren görüntü canımı fena sıkıyor. Dağlara, mağaralara yani işin kolayına kaçmak istiyorum. Onun yerine gidip kredi kartlarımı iptal etsem, kazandığımı nakit, harcadığımı nakit haline getirsem, bu düzen baş kaldırsam özgürlüğe yaklaşır mıyım biraz acaba?

mavi sirtli
Bu hikayenin devamı Mavi Orman’da!

Filed under: Türkçe Yazılar