Omurga Hareketi ve Yoga

Omurga Hareketi ve Yoga

Çoğumuz oldukça hareketsiz yaşamlar sürüyoruz. Hareketlerimiz sabah yataktan birşeyler yemek için bir sandalyeye geçmek, sandalyeden bir araç koltuğuna, oradan yine bir sandalyeye ve yine bir koltuğa yaptığımız geçişlerden ve aralarda bir miktar yürümek ve belli süreler ayakta durmaktan ibaret… Gün içinde, omurgamızın sağlıklı kalabilmesi için ihtiyaç duyduğu kadar; ne öne, ne arkaya, ne yanlara eğiyoruz, ne de büküyoruz!

Tarlada çalışanlar gibi öne eğilmiyoruz, köyde yaşayanlar gibi çömelmiyoruz, alaturka tuvalet kullanmıyoruz… Halbuki tüm bunlar sağlıklı bir omurganın sağlıklı kalabilmek için gün boyunca ihtiyaç duyduğu hareketler.

Klasik bir masa başı çalışanı, -eğer ki bir pilates topuna oturarak çalışmıyorsa- omurgasını çoğu zaman aynı, sabit açılarda tutup duruyor.

Bedenin zekası şöyle işliyor : bir ekleme hangi hareket kapasitesi verilmişse, beden o hareket kapasitesini muhafaza edebilmemiz için -yani eklemin sağlıklı kalabilmesi için- bizden gün içinde sahip olduğu hareket aralıklarını kullanmamızı istiyor. Ve ne kadarını kullanırsak, o kadarını muhafaza ediyor. Ne kadarını kullanmazsak, artık ihtiyacımız olmadığını düşünüyor. Bedende o bölgelerde yapışmalar, hareket aralıklarımızda daralmalar oluyor. Bir saatlik yapışma, 1 günlükten daha güçlü; 1 haftalık, 1 günlükten çok daha güçlü ve zor açılır bir hal alıyor! O yüzden düzenli hareket şart!

Özellikle omurga ve kalça bölgesinin hareketsizliği, insanın bel kıvrımını zaman içerisinde kaybetmesine; beldeki kıvrımın azalması, boyundaki kıvrımın da azalmasına sebebiyet veriyor. Omurga düzleşiyor ve esnekliğini yitiriyor. Sırt ve bel ağrıları başlıyor.

Hareket omurgaya esnekliğini ve kıvrımlarını muhafaza ettirmesinin yanı sıra, omurganın içindeki sıvı miktarının da artmasına yardımcı oluyor. Hareket eden omurga, yaş ve kıvrımlı bir dala benziyor. Günlük hayat içerisindeki ani darbelerden daha kolay zarar görmüyor. Halbuki hareket etmeyen bir omurga kuru ve düz bir dal agibi çok daha kolay kırılır, zarar görmeye açık oluyor.

* Berivan Aslan Sungur’un bu yazısı, CNNTURK İyilik Sağlık sayfasında yayınlanmıştır.