16 Nisan 2020

YOL: DÖNÜŞÜM

Dönüşüm. Ne kadar da büyük bir kelime değil mi? Ama mümkün. Hiç mümkün değilmiş gibi gelse de mümkün. Etrafımızdaki her şey birer enerji diyor Don Miguel Ruiz; ‘‘hiçbir şey yok olmaz ama her şey dönüşür.’’

YOL: DÖNÜŞÜM

Dönüşüm. Ne kadar da büyük bir kelime değil mi? Ama mümkün. Hiç mümkün değilmiş gibi gelse de mümkün. Etrafımızdaki her şey birer enerji diyor Don Miguel Ruiz; ‘‘hiçbir şey yok olmaz ama her şey dönüşür.’’ Bir hissin diğerine dönüşür asla yok olmaz, bakış açın başka bakış açısına dönüşür asla yok olmaz. Evrendeki her şey bir şeye dönüşür. Baksana doğaya! Bir koza kelebeğe dönüşür, bir tohum bir ağaca, bir tomurcuk, açan ve güzel kokan bir çiçeğe. Her şey dönüşür elbette. Ama dönüşüm kocaman bir kelime değil mi? Nasıl ki bir tohum toprağa düştüğünde, yağmur suyuyla ıslanır, çamurun dibine gömülürse, öyle gömülürüz biz de çamura, yağmur yağdıkça, daha da dibe iner tohum. Hiç çıkamayacakmışız gibi gelir oradan. Tıpkı karanlığa gömüldüğümüzde çıkamayacağımızı hissettiğimiz gibi. Don Jose Teotihuacan’daki Cehennem meydanında; ‘‘Işığın tadını çıkar ama yeniden karanlığa in, eğer kalbin açıksa yeniden içindeki ışık canlanacak’’ demişti anlattığı bir hikâyenin içinde. Tıpkı toprağa gömülü tomurcuğun her çiçek açtıktan sonra yeniden yapraklarını döküp toprağa, karanlığa dönüp yeniden yeniden açılması gibi…
Dönüşüm kocaman bir kelime, evet! Ama mümkün çünkü hiçbir şey asla yok olmaz sadece dönüşür. Birini değiştirmemin mümkün olmadığa inandım, ama birine daima ilham olabileceğime. Birini değiştirmek istiyorsan önce kendinden başlamalısın, değişmek, dönüşmek içerden başlayan bir süreç, katman katman açılan bir çiçek gibi. Evet, kocaman bir kelime dönüşmek ama mümkün. ‘‘Evet dediğin her şey ve hayır dediğin her şey sensin’’ demişti Miguel JR; neye evet diyorsan dönüşümün o eylemin bir sonucu olarak çıkıyor ortaya. Ben evet ve hayırlarımdan ibaretim. Dönüşüm mümkün elbette, ama bir sihirli değnek bana dokunup beni bir kelebeğe ya da bir çiçeğe dönüştürmeyecek. İşi benim yapmam gerek, kabuğumu kırmak, tomurcuklarımdan çiçek açmak benle mümkün. Aldığım kararlar neyse yarattığım rüya o! Attığım adım neyse yaşadığım rüya o! Rüya benim, yol benim, işte bu yüzden yaşadığım rüyayı değiştirme gücü ‘benim’!
Bazen hiçbir şey değişmiyormuş gibi gelir, sanki her şey aynı... Her an her şey değişir, her saniye! Ne kadar andaysan o kadar farkındasındır, o kadar kendinde! Dönüşüm dediğimiz şey o biriken farkındalıklı anların tamamında gerçekleşir ve her anında ışıkta değilsindir. Acıların sana öğretir, karanlık tarafın sana kendi ışığını gösterir. Dönüşüm kocaman bir söz belki evet ama mümkün, deneyimlerinden dönüşürsün, acılarından, yaşamın sana sunduğu zorluklardan, karanlığından dönüşürsün aydınlığa. Hiçbir şey değişmiyormuş gibi gelir bazen ama bir bakmışsın başka bir sen olmuşsun. Bir anda görmeye başlamışsın içindeki seni, sevmeye başlamışsın aynada gördüğün yüzü, dağılmaya başlamış içindeki sen dalga dalga etrafa, içinde oradan oraya heyecanla koşan çocuk gibi...
Hikayem çok çok önce başladı, dönüşüm yıllar yıllarımı aldı. Hiçbir yere gitmediğimi düşündüğümde kendime doğru yürüyormuşum meğer, karanlıkta olduğumu hissettiğimde yolu aydınlatan ışığı arıyormuşum meğer, yolumu kaybettiğimi sandığımda kalbimi arıyormuşum meğer, aynada gördüğüm ben, tanıdığım beninin çok ötesindeymiş meğer, hiçbir yere gitmediğimi düşünürken, çoktan dönüşmeye başlamışım bile ben! Ben bir rüyadan uyandım, hikayem yeni başlıyormuş meğer! Bu sadece bir başlangıç!

 

Dönüşen yeni hikayelere sevgiyle


Gamze Demirhan